| OSMANLI ARŞİVLERİNDE “KERBORAN” | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
OSMANLI ARŞİVLERİNDE “KERBORAN” Öncelikle
böyle bir sitenin kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ben bu
yazıyı anadilimle Kurdî (Kürtçe) ile yazamayıp, sunmadığım için sizden özür
dilemeyi bir borç olarak görüyorum. Maalesef içinde yaşadığımız ülke başta
eğitim alanı ve başka alanlar olmak üzere, üzerine düşen görevleri yerine
getirmiyor veya getirmek istemiyor ya da bu alandan beklentileri (asimilasyon)
var. Eğitim alanında yapmadığı çalışma alanı sadece benim anadilimle sınırlı,
okuduğumuz üniversitelerde hemen hemen her dilin bir kürsüsü (İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsça)
mevcutken geriye kalan ve hiçbir şekilde izin verilmeyen yine anadilim, son
dönemlerde bir şeyler oluyor gibi “Mardin Artuklu Üniversitesi, Türkiye’de
Yaşayan Diller” adı altında bir şeyler yapılıyor bakalım. 21 yüzyılda hala
böyle sorunları bile yazmamız, dile getirmemiz bile içler acısı. Şunu da
belirtmek lazım devlet bize anabilim dalı ya da bölüm açmadı diye de dilimizi
öğrenmeyeceğiz veya geliştirmeyeceğiz anlamına da gelmesin. Tam tersine dilin
kendisini var etmesinin tek olanağı konuşulmasıdır. Devlet üzerine düşeni
layıkıyla yerine getirmiyorsa, devlet bizi böyle bir tercihe zorladıysa çözüm
belli bir Kürt evinde sadece tek dil konuşulacak “Kurdî”, bunun dışında kalan
diller yasaklanacak gerekirse ev içerisinde diğer dillerden kaç kelime
konuşulduysa kelime başına para cezası kesilsin. Bunlar abartı değil biz
bunları birebir yaşadık en azından para yabancıya gitmiyor. Ya devlet kelime
başına sizden zorla para alsaydı ne olurdu? Daha sonraki yazılarda bu konuları
dile getiren yazılar yazacağım. Bu yazıyı anadilimle yazamadım ama daha sonraki
yazılar da bunu telafi etmeye çalışacağım. Bu yazım da geçmişten günümüze kadar
Kerboran (Dargeçit) tarihini anlatacak değilim böyle bir birikime de henüz
ulaşamadım, baya da zaman alacağına benziyor. Bu konuyla ilgili herhangi bir
çalışma yapılacaksa özellikle bazı alanlarda belli bir altyapıya ihtiyaç vardır.
Çünkü Kerboran ve çevresi birden fazla dil, din ve kültür öğesini bünyesinde
barındırdığı için bu çok kültürlülük, dillilik literatürünü iyi bilip işlemek
lazım en basitinden Ermeni, Ezidi (Yezidi) ve Süryaniler gibi bu coğrafyada
yaşamış ve yaşamaya devam eden milletler var olduğundan bu konular hakkında hem
donanımlı hem de bu alandaki gelişmeleri iyi bilip takip etmek gerekir. Ama
umudum o ki günün birinde birileri bu konu üzerinde çalışmaya girişir. Bu
alandaki büyük bir eksiğimizi giderme şansına da sahip oluruz. Bu konudaki
çalışmalar illaki kitap veya daha kapsamlı büyük bir şey olmasına gerek yok. Bu
konularda mütevazi davranılması bence en iyisidir. Ben ne yapabilirim sorusuyla
yola çıkılabilir. Belki biraz konumuzdan sapmış olacağım ama bir uyarı
mahiyetinde hepimizin küçükken ninelerimizin, dedelerimizin, annelerimizin bize
anlattığı illaki Masal – Hikayeler (Çirok) vardır. Bu yakınlarımız daha
hayattayken bunların anlattıklarının kayıt altına alınması bile bence yukarıda
söz ettiğim çalışmalardan daha mühimdir. Bu yazım daha çok Başbakanlık Osmanlı
Arşivi’nde (BOA) araştırma yaparken gözüme çarpan, Kerboran’la ilgili
belgelerin bir araya getirilmesinden oluşuyor. Bulduğum belgelerden olan,
Ermeni Cemaatinin Kerboran’da bir kilise yapmak için merkeze gönderdiği
yazışmaları konu alan belgenin hem transkiribini hem de dilini günümüz
Türkçesine çevirmeye çalıştım. Yazının geri kalan kısmı ise, BOA’da Kerboran’la
ilgili bulduğum belge özetlerini bir araya getirip düzenledim. Bu belge özetlerinin
çoğu, tayin edilen memurlar ve görevden alınanlarla ilgili belgeler olmakla
beraber, farklı konuları da işlemiş belgeler de mevcuttur. Ben bu belgeleri
İstanbul’daki Başbakanlık Osmanlı Arşiv’inden buldum Kerboran’la ilgili diğer
kütüphanelerde de mutlaka arşiv belgesi ya da materyal vardır. Bu belgelerde
“Kerboran” bazı yerlerde Kerburan diye yazılmış bu “و” (waw)
harfinin hem “o” hemde “u” okunmasındandır. Bunun dışında yine belgelerde
“Kerboran” Gerboran diye okunmuş bu da “ك” (kef) harfinin “G” ve birçok ses
özelliğine sahip olmasındandır. Başbakanlık Osmanlı
Arşivi(BOA),DH.İD, 162-2/39 (BELGELERİN
SADELEŞTİRİLMİŞ HALİ) PADİŞAH
BUYRUĞU(1) Mardin
sancağının Kerboran (Dargeçit) nahiyesi merkezinde Ermeni cemaatine mahsus bir
kilise inşasına izin verilmesi hakkındaki padişah buyruğunda yazılı olan “yüz
zira‘[1] genişliğindeki’’
ibarenin “beş yüz zira‘ genişliğinde”
olarak sürette değiştirilmesi için divan-ı hümayûna[2] izin verilmiştir. Bu
padişah buyruğunun yerine getirilmesinden sadaret[3] sorumludur. 28
Ocak 1914 /
Mehmet Reşat Sadrazam Mehmet Sait Aslına mutabıkdır Mukabele olunmuşdur
Umûr-ı Mühimme Kalemi Müdürü İMZA İMZA PADİŞAH BUYRUĞU (2) Mardin
sancağının Kerboran nahiyesi merkezinde yüz zira' genişliğinde ve yüz otuz beş
kuruş değerinde bulunan sarfı mülk arsasına devletin yıllık tahsis edilmek
üzere uzunluğu on altı, genişliği dokuz ve yüksekliği sekiz buçuk metre
büyüklüğünde ve yanında uzunluğu dört metre yirmi beş santimetre, genişliği
dört ve yüksekliği altı metre büyüklüğünde odayı içinde bulunduracak Ermeni
cemaatine aid taştan bir kilise inşasına Şura-yı devlet[4] kararıyla izin
verilmiştir. Bu
padişah buyruğunun yerine getirilme işlemlerinden Adliye, Mezahip ve Maliye
nazırları[5] sorumludur. 28 Aralık 1913 Mehmet Reşat Maliye Nazırı
Vekili Adliye ve Mezahip Nazırı Talat İbrahim Sadrazam Mehmet Sait Aslına
mutabıkdır Mukabele olunmuşdur Umûr-ı Mühimme
Kalemi Müdürü İMZA İMZA DİYARBEKİR
VİLAYETİNE (3) Mardin
sancağının Kerboran nahiyesi merkezinde beş yüz zira‘ genişliğinde ve yüz otuz
beş kuruş değerinde bulunan sarfı mülk arsasına devlet yıllık tahsis edilmek
üzere uzunluğu on altı, genişliği dokuz ve yüksekliği sekiz buçuk metre
büyüklüğünde olmak ve yanında uzunluğu dört metre yirmi santimetre, genişliği
ve yüksekliği altı metre büyüklüğünde bir odayı içinde bulunduracak Ermeni
cemaatine aid taştan bir kilise inşasına Şura-yı Devlet kararıyla izin
verilmiştir. Padişah emri, şerefli padişah buyrularak dairelere tebligat icra
kılındığı.
İMZA
(BELGELERİN TRANSKRİPSİYONU) DÂİRE-İ SADÂRET
İRÂDE-İ
SENİYYE SÛRETİDİR(1) Mardin
sancâğının Kerboran nâhiyesi merkezinde Ermeni cemâatine mahsûs bir bâb kilîsâ
inşâsına ruhsat i‘tâsı hakkındaki irâde-i seniyyede muharrer “yüz zirâ‘
vüs‘atinde” ibâresinin “beş yüz zirâ‘
vüs‘atinde” sûretinde tasmîmi zımnında divân-ı hümâyûna me’zûniyyet virilmişdir Bu
irâde-i seniyyenin icrâsına sadâret me’mûrdur fi 1 Rebî-ül-evvel sene 332 fi 15 Kanûn-i sânî sene 329
Mehmed Reşad Sadr-ı a‘zam Mehmed Sa‘id Aslına mutâbıkdır Mukabele
olunmuşdur Umûr-ı Mühimme
Kalemi Müdîri İMZA İMZA DÂİRE-İ SADÂRET İRÂDE-İ SENİYYE
SÛRETİDİR(2) Mardin
sancâğının Kerboran nâhiyesi merkezinde yüz zirâ‘ vüs‘atinde ve yüz otuz beş
gûrüş kıymetinde bulunan sarf-ı mülk arsasına resm-i senevî tahsîs idilmek
üzere tûlen on altı ve arzan dokuz ve irtifâen sekiz buçuk metrû ib‘âdında
olmak ve ittisâlinde tûlen dört metrû yigirmi beş santimetre ve arzan dört ve
irtifâen altı metrû cesâmetinde odâyı müştemel bulunmak üzere Ermeni cemâatine
mahsûs kâr-gîr bir kilîsâ inşâsına şûrâ-yı devlet kararıyla ruhsat virilmişdir. Bu
irâde-i seniyyenin icrâsına adliyye ve mezâhib ve mâliyye nâzırları me’mûrdur. fi
29 Muharrem sene 332 / fi 16 Kanûn-i evvel sene 329 Mehmed Reşad Mâliyye
Nâzırı Vekîli Adliyye ve Mezâhib
Nâzırı Sadr-ı a‘zam Tal‘at İbrahim Mehmed Sa‘id Aslına
mutâbıkdır Mukabele
olunmuşdur Umûr-ı
Mühimme Kalemi Müdîri İMZA İMZA DÂHİLİYYE
NEZÂRETİ İDÂRE-İ UMÛMİYYE DİYARBEKİR
VİLÂYETİ ALİYYESİNE (3) Mardin
sancâğının Kerboran nâhiyesi merkezinde beş yüz zirâ‘ vüs‘atinde ve yüz otuz
beş gûrüş kıymetinde bulunan sarf-ı mülk arsasına resm-i senevî tahsîs idilmek
üzre tûlen on altı ve arzan dokuz ve irtifâen sekiz buçuk metrû ib‘âdında olmak
ve ittisâlinde tûlen dört metrû yigirmi beş santimetre ve arzan ve irtifâen
altı metrû cesâmetinde bir odayı müştemel bulunmak üzere Ermeni cemâatine
mahsûs kâr-gîr bir kilîsâ inşâsına şûrâ-yı devlet kararıyla bil-istizân irâde-i
seniyye-i cenâb-ı padişâhi şeref- müteallik buyrularak devâir-i müteallikaya
tebligât icrâ kılındığı bâ-tezkire-i seniyye ....... izbâr buyrulmağla
mücibince ifâ-yı müktezâsı babında İMZA
[1] Dirsekten orta parmak ucuna kadar olan bir uzunluk ölçüsü ( 75- 90 santim arasında değişir. [2] Halkın dava ve şikayetlerinin dinlenip hal olunduğu, devlet işlerin görüldüğü padişah huzuru. [3] Sadrazamlık, sadrazamın işi ve makamı. [4] İdare davalarına bakmak, hükümetçe hazırlanan kanun tasarıları ve imtiyaz mukaveleleri üzerine düşüncesini bildirmek gibi vazifeleri olan (DANIŞTAY). [5] Bakan, vekil, müdür gibi anlamlara gelir. |