Köy İsimlerinin Değiştirilmesine Bir Örnek

“KERBORAN”[1]

 

         1913 yılında “İttihat ve Terakki”nin yönetimi ele geçirmesiyle iktidar da kaldığı 5 yıl boyunca gerçekleştirdiği politikalarla hem Osmanlı Devleti hem de daha sonra kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti üzerinde derin izler bırakmıştır. İttihatçılar bir yandan nüfus mühendisliğiyle Anadolu coğrafyasında yaşayan halkları asimile etmeye çalışırken diğer yandan da bu halkların dil ve tarihlerinin olmadığına dair (sözde) bilimsel çalışmalar da yapmışlardır. Bu çalışmalar yapılırken daha etkili olmak için takma adlarla bilim insanları ve hayali kurumlar uydurmuşlardır[2]. Bu bilimsel çalışmalardan en dikkat çekenlerden biri Dr. Fritz imzalı, Kürtler Tarihî ve İçtimaî Tedkik adıyla 1918 yılında “Aşâir ve Muhacirîn Müdüriyet-i Umumiyesi”nin 3 no’lu yayını olarak çıkan bu eserdir. Bu eser  “İttihat ve Terakki”nin Kürtlere bakışının öğrenilmesi için önemli bir kaynaktır. Kitabın kapağında Berlin Şark Akademisi tarafından neşredildiği ve yazarının Dr. Fritz olduğu yazılsa da yazarın takma adı Habil Âdem, asıl ismi Naci İsmail’dir (Pelister) ve buna ek olarak Berlin Şark Akademisi adında bir kurum da bulunmamaktadır. Bu kitap özellikle Kürtçe diye özgün bir dilin olmadığını, Kürtçe’nin toplama bir dil olduğunu kanıtlamak için inanılmayacak teoriler üretmiştir. “İttihat Terakki”nin Anadolu’da yaşayan diğer halklar üzerinde hem iskân politikaları hem de bilimsel araştırmaları mevcuttur[3].     

 

         Bu coğrafyada “İttihat ve Terakki” ile başlayan inkâr ve asimile politikaları,  Cumhuriyet rejimiyle birlikte şiddetini arttırmıştır. Cumhuriyet rejiminin uygulamaları bu coğrafyada yaşayan farklı din, dil ve etnik kimliğe sahip halkların yok olmasına yol açmıştır. Türkler dışındaki halkları asimile etmek için geçmişlerine dair her şeyi yok saymış, onlara zarar vermeyi, onları ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır[4]. Bu uygulamalardan en ağırı, Osmanlı döneminde rahatlıkla kullanılan “Kürt” ve “Kürdistan” kelimelerinin yasaklanması ve isimleri kullananların ağır cezalara tabî tutulmasıdır. Halbuki Osmanlı idaresinde Kürdistan’ın yönetimi için “Kürdistan Eyaleti” adıyla bir birimin kurulduğunu Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) ve Osmanlı salnamelerinde görmek mümkündür[5]. Kürtleri daha kolay ve hızlı bir şekilde asimile etmek için yine “İttihat ve Terakki” dönemindeki bu uygulamalar Cumhuriyet döneminde de sürdürülmüş, Kürtler’in kendilerine ait bir dillerinin ve tarihlerinin olmadığını kanıtlamaya çalışan  (sözde) bilimsel yayınların yayımlanmasına devam edilmiştir[6].

 

         Kürtleri asimile etmek için yapılan “inkâr” yayınları devam ederken başka politikalar da pratiğe konulmuştur. Bunlardan bizim özellikle üzerinde duracağımız nokta yer isimleridir. Bu coğrafya üzerinde yaşayan halkları eski kültürel ve tarihî bağlarından koparmak ve onları daha kolay asimile edebilmek için bu halkların yüzyıllardır kullandıkları Ermenice, Süryanice, Kürtçe, Arapça ya da Lazca vb. olan yerleşim yerlerinin adları değiştirilmiştir. Verilen adların asimilasyon sürecinde daha etkili olması için en azından Kürtçe’den değiştirilenlerin özellikle eski yerleşim yerlerinin tam karşıt ya da eski ismin ses özelliklerini taşıyan isimler konmasına dikkat edilmiştir. Mesela “Bêcirman” köyünün Kürtçe anlamı “Vergisiz”dir. Bu isminin konulmasında bu köyde Osmanlı döneminde (ve günümüzde ) din büyüklerinin yaşamış olması dolayısıyla Osmanlı’nın buradan vergi almaması etkili olmuş olabilir. Ama Cumhuriyet rejimiyle beraber bilinçli bir seçimle köyün ismi “Vergili”  olarak değiştirilmiştir ve bu isim hâlâ tabelalardaki yerini korumaktadır. Yine eski hali “Çêlik” olan bir köyün ismi, Kürtçe’de buna en yakın ve Kürtçe yavru anlamına gelen “Çêlîk” kelimesinden geldiğini söyleyebiliriz. İkinci bir seçenek de bu köy de Süryaniler de yaşadıkları için bu ismin Süryanice olmasıdır. Cumhuriyet rejimiyle birlikte ses özellikleri benzediği için “Çelik” ismini koymuşlardır. (Diğer örnekler için tablodan bakabilirsiniz.) Yeni verilen köy isimlerinin hemen hepsinin ortak yanı  “Türk Dil Bilgisi” kurallarına uymasıdır. Yerleşim yerlerinin yeniden isimlendirilmesinde kullanılan formatı tablodaki örneklerden görebilirsiniz.  Bu durumu gözler önüne sermek için bir giriş yazısı niteliğinde olan bu çalışmayı hazırladık.

 

         Birinci elden yararlandığımız kaynak 1928 yılında Dâhiliyye Vekâleti, Nüfûs Müdîriyyet-i Umûmiyye (Nüfus Genel Müdürlüğü) neşriyatından 3 no’lu kitaptır ve Son Teşkilât-ı Mülkiyyede Köylerimizin Adları başlığını taşımaktadır. Eserin giriş kısmında kitabın niçin hazırlandığına dair bir yazı bulunmaktadır. Giriş yazısında Türkiye Cumhuriyeti’ndeki tüm köyleri gösteren bir eser hazırladıklarını ifade etmektedirler.

 

Kısaca Son Teşkilât-ı Mülkiyyede Köylerimizin Adları başlıklı kitabın içeriğine değinmek yerinde olur. Bu kitapta beş bölüm yer almaktadır:

 

1. Alfabetik sıraya göre dizilmiş vilayet isimleri ve bunlara bağlı olan kaza, nahiye ve köy adetleri

2. Alfabetik sıraya göre dizilmiş kaza isimleri ve bunların bağlı olduğu vilayetin ismi ile kazaya bağlı olan nahiye ve köy adetleri

3. Nahiyelerin bağlı oldukları kaza ve vilayet isimleri ile kendilerini teşkil eden köy adetleri

4. Bütün vilayet, kaza ve nahiyelerin isimlerinin alfabetik sıraya göre verilmesi.

  1. Her vilayetin alfabetik sıraya göre kazalara ve bu kazaların da alfabetik olarak nahiyelere ayrılması. Her nahiyeyi teşkil eden köylerin yine alfabetik sıraya göre isimlerinin yazılması. Ayrıca köylerin, nahiyelerin ve kazaların isimlerinin Latin harfleriyle de gösterilmesi.

 

         Bu çalışmamızda Mardin’e bağlı Kerboran (Dargeçit) nahiyesine ait köy isimlerini Latinize ettik. Köyün hem eski ismi hem de sonradan konulan Türkçe ismiyle beraber Arap harfleriyle de yazılış şeklini içeren bir tablo hazırladık. Köy isimlerinin Türkçe hallerini bulmakta zorluk çektik ve ismini bulamadığımız köylerin başka bir ilçeye bağlandıklarını veya şu anda yerleşimin olmadığını tahmin ettik. Tabloda ki köşeli parantezler içinde verilmiş bilgiler bize aittir. Köy isminin doğru okunması için bazı harfleri ekleyerek köşeli parantezin içine aldık. Bunun yanında Türkçe ismini bulamadığımız mezraların karşısına mezranın bağlı olduğu köyü yazdık. En sona da kitabın orijinalinden birkaç sayfa ekledik.

 

         Türkiye Cumhuriyeti’nin 21.yüzyıldaki ayıpları arasında yer alan yerleşim yerlerinin eski isimlerinin hâlâ geri verilmemiş olması üzücü bir tablodur. Bizler bu çalışmayı yaparken Kürtçe isimleri bulmakta fazla sorun yaşamadıysak bunun nedeni hâlâ bu yerleşim yerlerinde geçmişten gelen kadim isimlerin kullanılmaya devam edilmesidir. Umudumuz devletin bu hatasını en yakın zamanda fark etmesi ve yerleşim yerlerinin adlarını geri vermesidir. Yol güzergahların da o bölgelerde yaşayan hakların kullandığı Kürtçe, Lazca, Ermenice, Rumca gibi yer isimlerinin yazıldığı tabelalarla karşılaşacağımız coğrafyalar umuduyla.   

    

 

KERBORAN (DARGEÇİT) NAHİYESİ

KÖYÜN KÜRTÇE[7]

İSMİ

          

KÖYÜN TÜRKÇE

İSMİ

KÖY İSMİNİN ARAP

HARFLERİYLE YAZILIŞI

Avadorê

Kuyubaşı

 افادورى

Îzar

Akçaköy

ايزار

Îzdarê

Dereli

 ايزداره

Batir-[Batêrê]

Batur

باتير

Basqil[a] Kêvil

Kısmetli

باسقيل كفيل

Başrût

Başkale

باشروط

Baqisyan

Alagöz

باقسيان

Batirgez

Kutlu

باطركز

Banê Hebanê

Dilek

بانى هبانى

Bamezrûd

Keremli

بامزرود

Bêcirman

Vergili

بجرمان

Berdahol

Poyraz

برداهول

Berêzewê

Sarp

برى زيوى

Berkevan

Uluçınar

بركفان

Pezengan-Bêzengan?

 

پزنكان

Belxiş?

 

بلخش

Borsincê-[Bosincê]

 

بورسنجه-[ بوسنجه]

Botiş

Gürgen

بوطش

Botkan

Yemişli

بوطكان

Bidar/Bêdar?

 

بيدار

Peyrik

 

بيرك

Tîrwan

Bağözü

تيروان

Çêlik

Çelik

چليك

Çûka

Çatbahçe

چوكه

Heştirek

 

هشترك

Heştwan

Çalışkan

هشتوان

Hanik-[Xanik]

 

حانيك

Xirab[ê] Qasr

Tavşanlı

خراب قصر

Xirbê Mercê

 

خربه مرجى

Dêrselîb

Çatalcam

ديرصليب

Dêrkivan

 

ديركفان

Dêrişk

B.O.K[8].(Temelli)

ديرشك

Dêrik

Çatalan

ديرك

Dêrqûb

Karagöl

ديرقوب

Dînara

B.O.K.(Baysun)

ديناره

Deywan

Sümer

ديوان

Dereca

Akyol

ديريجه

Zaxûran

Başyurt

 زاخوران

Zaz

İzbırak

زاز

Ziving

Yoncalı

زفنك

Hermês

Yakıtlı

حيرميس

Zengan

Karabayır

زنكان

Serdêf

Altıyol

سرديف

Seyarê

Aydınca

سياره

Şibêbî

Kumdere

شبيبى

Şett[a]

Şetta

شت

Şikeftikan-[Şikeftika]

Korucu

شكفتكان

Şems

Güneşli

شمس

Arbayê

Alayurt

عربايى

Amara

Temelli

عماره

Qewaqa

Ormaniçi

 قواقه

Girbend-[Kerben]

Suçatı

كربند

Kerboran

Dargeçit

كربوران

Ger[a] Ca‘fer

Altınoluk

كر جعفر

Germab-[Germav]

Ilısu

كرمأب-[ كرمأو]

Germero

Akbelen

كرمرو

Gûndik[ê] Çeço-[Gûndikê Xecê]

Gürışık

كوندك چجو-[ كوندك خجه]

Gûndik[ê] Azîmê

B.O.K.(Suçatı)

كوندك غزيمى

Gûndik[ê] Dêregime?

 

كوندك ديرغمى

Gûndik[ê] Hemza

Hacı Hamza

كوندك حمزه

Gûndik[ê] Silo

B.O.K.(Gürışık)

كوندك سيله

Gûndik[ê] Alîyo

Kireçli

كوندك عليو

Kupras

Kuşluca

كوپراس

Gûhêr

Güvercin

كوهير

Lîyan

Kartalkaya

ليان

Maran-[Meranê]

Yılmaz

ماران

Merçê?

 

مرچى

Miştê

Umutlu

مشطى

Mûwêl[ê]

Kelekçi

مويل

Mehîna

 

مهينا

Henh-[Hah]

Anıtlı

هنح

Herdex

 

هردخ

 

 

 

 



[1] Bahattin Demir/Emrullah Deniz.

 Yazının bu hale gelmesinde emeklerini esirgemeyen Ruken Alp’e çok teşekkürler.

[2] Alişan Akpınar, “İki Kitap – İki Dönem”, Toplum ve Kuram, Sayı 1, Mayıs 2009, s. 273-279.

[3] Fuat Dündar, “İttihat ve Terakki’nin Etnisite Araştırmaları”, Toplumsal Tarih, Sayı 91, Temmuz 2001, s.43-50.

  Fuat Dündar, Modern Türkiye’nin Şifresi İttihat ve Terakki’nin Etnisite Mühendisliği(1913-1918), İletişim Yay., İstanbul, 2008.

[4] S. Şengül- F.Kardeş, Türk Tarih Tezi ve Kürt Tarihyazımı, Toplum ve Bilim, Sayı 96, Bahar 2003, s.35-72.

[5] Kürdistan Eyaleti hakkında bilgi için. Osmanlı Kaynaklarında Kürtler Çalışma Grubu’nun hazırladığı “Kürdistan Eyaleti’nin Kurulması ve Osmanlı Devlet Salnamelerinde Kürdistan Eyaleti” çalışması için bakınız; http://daplatform.com/news.php?nid=1721.  Hakan Özoğlu, Osmanlı Devleti ve Kürt Milliyetçiliği, Kitap yayınevi, 2005. Namık Kemal Dinç, “Kadim Anavatandan Bir İnkar Coğrafyasına Kürdistan”, Toplum ve Kuram, Sayı 2, 2009. 

[6] Alişan Akpınar, a.g.m.

[7]  Çalışmamızda yerleşim yerlerinin çoğunun Kürtçe olması nedeniyle  bu başlığı kullandık. Ama bu coğrafya da Kürtlerden başka Süryani, Ermeni, Arap, Nasturi gibi halklar da yaşamaktadır isimleri Süryanice, Ermenice olan yerleşim yerleri de mevcuttur.

[8] Bağlı Olduğu Köy.