HABERLER (Arşiv-2010)

.:: Altan TAN: " Artık demokratik bir yapı yapılmalıdır."::.

Altan Tan Dargeçit'te        Altan TAN, Dargeçit Eğitim-sen Temsicilğince düzenlenen söyleşiyle Dargeçit Belediye Konferans Salonu'nda Dargeçitlilerle buluştu. Dargeitlilerin kendisine yoğun ilgi gösterdiği TAN,buraya gelmenin kendisini çok mutlu ettiğini belirtti.

        Altan TAN konuşmasında: " Eskiden çok din,dil ve mezhepten oluşan bir yapı yaşıyordu buralarda ve bir sorun yoktu. 1923'ten sonra ise tek bir din ve tek bir dil bırakıldı. Yani tekleştirildi. bugün denildiği gibi, tek , tek ...
          Bu duruma ise kürtler itiraz ettiler. İsyanlar,işkenceler,sorgular... "dedi.
         
Altan Tan Dargeçit'te Altan Tan Dargeçit'te Altan Tan Dargeçit'te








    
         TAN:"Şimdiye kadar ne olduysa oldu. Ancak bundan sonra böyle devam etmez, edemez. Dolaysıyla devlet artık bu sorunları çözmeli ve bunları çözmek ise yeni anayasadan geçiyor." dedi.
Altan Tan Dargeçit'te Altan Tan Dargeçit'te Altan Tan Dargeçit'te







              Konuşmasına devam eden TAN:"Tek yapılı , diktatörlü bir yapı istediler, yapamadılar. Artık demokratik bir yapı yapılmalıdır."dedi.
Altan TAN'ın konuşmasından sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Dargeçitli dinleyicilerden çok sayıda soru alan ve Dargeçitlilerin de fikirleri TAN, hoş bir sohbet ortamı isteğinin gerçekleşmesinden memnundu.
Bir dinleyici TAN'a, " Yetmez ama evet, diyenler sizce şimdi pişman mı? "
Tan:"Evet bir çok kişi pişmandır. Örneğin Numan Kurtulmuş 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını bekliyordu, ancak yargılanmadıklarından pişmandır. Geriye kalanlar ise beklemektedirler."dedi.  (04.12.2010)
Altan Tan Dargeçit'te Altan Tan Dargeçit'te Altan Tan Dargeçit'te








.::  Altan TAN Dargeçit'e Geliyor ::.

Altan TAN

 Altan TAN cumartesi günü saat 12.00'de belediye konferans salonunda Dargeçitlilerler olacak. Tüm Dargeçit halkı "Türkiye Yeni Anayasayı Tartışıyor" konulu söyleşiye davetlidir.

Katılımcı: Altan TAN
Yer: Belediye konferans salonu
Tarih: 04/12/2010
Saat:12.00
Dargeçit Eğitim-Sen Temsiciliği katkılarıyla bu etkinlik düzenlenmektedir. (01.12.2010)

.:: Çirkinlik Abidesi Kaldırıldı! ::.

    Dargeçit İlçesi'nin girişindeki "Barış Anıtı" trafik ilkelerine aykırı olduğundan ve "Bir anıt yaptım" havasındaki basit şeklinden dolayı kaldırıldı.

    Barış Anıtı'nın, bir çok vatandaş tarafından da kaldırılması isteniyordu. Bize de bu anıtın kaldırılması için çok istekler geliyordu. Anıtın kaldırılması için bizden belediyeye bildirmemiz ya da kaldırılması için haber yapmamız isteniyordu. Kaldırılarak gerek trafik sorunun çözülmesi, gerekse halka kulak verilerek bir düzeltme yapılması doğru bir davranış.

    Bundan sonra yapılması gereken belediyenin ilçemizde ilçemize yakışır ve ilçemizi tanıtan, görenlere mahçup olmayacağımız bir anıt yapılması.

     Anıtın temasında kullanılabilecek değerlerimiz "aklımıza gelen" : Şeyh Halil, Mırade Kıne, Süryani-Müslüman hoşgörü karesi, Üzüm vs...    (26.11.2010) Barış Bulvarı Barış Bulvarı
.:: Cejna We Ya Haciya Pîroz Be ::.
Kurban Bayramı
    Bi hêviya ku Cejna Haciya bibe wesileya aştî, biratî û azadiya gelê kurd, Em Cejna Haciya li gelê xwe û li hemû Alema Îslamê pîroz dikin...

    Tüm İslam Aleminin Kurbsn Bayramı'nı içtenlikle kutluyor, bayramın barış, kardeşlik ve huzura vesile olmasını diliyoruz...    (16.11.2010)
.:: Dargeçit Referandum Sonuçları ::.
    Sandık sayısı:62
    Katılım oranı: %35
    Toplam seçmen sayısı: 14.204
    Kullanılan oy sayısı: 4.979
    Geçerli oy sayısı : 4.794
    Geçersiz oy sayısı : 185
    Evet : 4.615
    Hayır: 179
Dargeçit merkezinde katılım oranı %27 civarındadır. Ancak köyledeki katılım oranı %43 civarlarında olmasından dolayı genel katılım oranı %35 olmuştur.    (12.09.2010)
.:: Cejna We Ya Remezanê Pîroz Be ::.

    Bi hêviya ku Cejna Remezanê bibe wesileya aştî, biratî û azadiya gelê kurd, Em Cejna Remezanê li gelê xwe û li hemû Alema Îslamê pîroz dikin...

    Başta Kürt Halkı olmak üzere tüm İslam Aleminin Ramazan Bayramını içtenlikle kutluyor, bayramın barış, kardeşlik ve huzura vesile olmasını diliyoruz...    (09.09.2010)
.:: Emine Ayna Dargeçit'te Boykota Destek İstedi ::.
    Emina Ayna: "Dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi onaylamayan her türlü anayasaya boykot diyoruz."

    Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Mardin Milletvekili Emine Ayna partisinin düzenlediği etkinlik çerçevesinde Dargeçit İlçesi'ndeydi. Ayna, Dargeçit'teki sivil toplum örgütleriyle görüşmelerde bulunduktan sonra akşam partisinin düzenlediği etkinlikte 2000 kadar kişiye konuştu

    Dargeçit Eğitim-Sen Örgütüne ziyarette bulunan Ayna, "AKP anayasada değişim adıyla bizden destek istiyor. Biz sadece değişim kelimesi için bunu yapamayız." Dedi. Sözlerine devam eden Ayna, " İlerde yeni bir anayasa yapılacak deniliyor, ama yapılacak yeni anayasalarda da tek dil, tek millet kavramları olacaktır. Biz bunu kabul edemeyiz". Dedi.

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    Eğitim-Sen'lilere boykot kararlarının nedenlerini anlattıktan sonra, Dargeçit Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı'na ziyarette bulundu. Ayna burada esnaflara seslenerek, "Referandum maddelerinden biri de HSYK yapısını değiştirmektir. Evet şu an ki HSYK bağımsız değildir, değiştirmek gerekir. Ancak kesinlikle şu an yapılan değişiklik HSYK 'ı bağımsızlaştırmıyor, HSYK' yı AKP kontrolünde yapıyor. HSYK değişse de yasalar değişmedikten sonra AKP'li hakimler, savcılar bizi yargılayacak." Dedi

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    Dargeçit Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı ise Ayna ve beraberindekilere , "Boykot ile ilgili halkı bilgilendirmek gerekir. Önümüzde bayram var, bu bayramda tek tek evleri dolaşarak boykot için vatandaşı bilgilendirmeliyiz." Dedi.

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    İlçedeki esnafları tek tek gezen Ayna, esnaflarla yaptığı sohbetlerde BDP olarak referandumda aldıkları boykot kararını desteklemelerini ve sandığa gitmemelerini istedi.

    BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, akşam Mardin'in Dargeçit İlçesi'nde partisinin düzenlediği etkinlikte 2000 kadar kişiye konuştu. Ayna, " Türkiye'de anadil diye bir şey yoktur. Sadece Türkçe vardır. İşte sorun budur. Başbakan diyor ki, 'tek milletten asla vazgeçmeyiz, tek dilden asla vazgeçmeyiz' diyor" Tekçilik değişmelidir dedik " Dedi. Konuşmasına devam eden Ayna, " Nasıl ki Evet - Hayır demek bir siyasi karar ise Evet veya Hayır da demeyecez demekte bir siyasi karardır." Diyerek halktan sandığa gitmemelerini isteyerek boykota destek istedi.

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








   (01.09.2010)
.:: Dargeçit'teki Elektrik Sonuna Tepkiler ::.
    Dargeçit İlçesi'nde elektriklerin bir süredir çok sık gidip gelmesi halkı perişan ediyor. Son zamanlarda elektrikteki sıkıntılar yüzünden vatandaşlar elektrikli herhangi bir aracı kullanamaz duruma geldi.

    Elektriğin gün içinde 20-25 defa gidip gelme ya da ani voltaj dalgalanmaları yaşanması vatandaşların elektrikli aletlerini kullanamaz hale getirdi. Bir çok vatandaş elektrikten kaynaklanan bu sorun nedeniyle evdeki bilgisayarının, buzdolabının, televizyonunun bozulduğunu dile getirdi.

    Elektrikteki bu sorun nedeniyle görüşlerini aldığımız Dargeçit Dedaş yetkilileri, sorunun henüz neyden kaynaklandığını bulamadıklarını, teknik elemanlarımızla toplantı yapıldığını ama henüz elektrikteki bu kesintiler ve voltajdaki dalgalanmanın nedenini tam olarak bulamadıklarını, ilçe ile beraber bütün Mardin bölgesinde bu durumun yaşandığını belirttiler.

    İlçede yaşanan elektrik sıkıntısı nedeniyle görüşlerini dile getiren Dargeçit Belediye Başkanı Süleyman ASAN, "Dargeçit'te yaşanan elektrik sıkıntısı nedeniyle vatandaşlarımız çok zor durumdadır. Belediye olarak da bizim de bir su sondajımız elektrik nedeniyle yandı. Vatandaşlarımızın elektrik yüzünden yaşanan bu mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz." Dedi.

    Mahalle arasındaki vatandaşlar arasında bize konuşan Reysiya DOĞAN (ev hanımı - 40),"Elektrik yüzünden evde bir iş yapamıyoruz. Elektriklerin dalgalanması yüzünden 10 dakida da bir elektrikli eşyalarımız kapanıp açılıyor. Televizyonumuz bile bozulur diye çocuklarımın televizyon izlemesini yasakladım. Ne yapacaz bilmiyorum. Yetkililer bir an önce bu soruna çare bulsun istiyorum." Dedi.
   (25.08.2010)
.:: Çocuk Parkına Tel Örgüler Vurulmasına Tepki ::.
    Koca ilçedeki, çocuklar için yapılmış olan tek çocuk parkının bir proje adıyla yok edilmesi, çocukları oynamaktan mahrum bırakması çocuklar kadar vatandaşları da rahatsız etti. Çocuklarını oynamaları için gönderebilecek başka yerleri olmayan aileleler, çocuklarının oynama alanlarının geri verilmesini ve her mahallede bir oyun parkının olmasını istiyorlar.

    Park alanına kurulan SODES projesini yürüten Dargeçit Esnaflar ve Sanatkarları Odası Başkanı Eser SEYHAN'a konuyu sorduk. Seyhan, " Hazırlamış olduğumuz Çarpışan Oto Projesi için alan arıyorduk.Uygun yer bulunamadığından, En uygun alan olan park alanını uygun bulduk ve belediyeden burası için izin aldık. Çarpışan Oto Projenin maliyeti 67 milyardır. Zemini ve etrafını düzenlemiş, otoların gelmesini bekliyoruz." Dedi.

    Konu ile ilgili olarak da belediye başkanı Süleyman ASAN, "Projeyi hazırlayanlar bizden uygun yer istediler, uygun yer bulunmadığından geçici olarak park alanında kurulmasına ya da malzemelerin bırakılmasına izin verildi. Proje sahipleriyle henüz imzalanmış bir sözleşmemiz yoktur. Sözleşmeyi proje tamamlanınca imzalayacaz." Dedi.

    Yaşanan bu durum karşısında vatandaşlar arasından tepkilerini dile getiren Selman KURT (öğretmen), "Devlet denetiminde gerçekleştirilen bir proje olan (SODES) "Çarpışan Oto Projesi" maalesef çalışır hale getirilememiştir. Çocukların oyun alanı olan ve zaten dar olan alan daha da daraltılmıştır. Bu şekilde çocuk alanının tellerle ayrılması ve yarı açık cezaevi alanına dönüştürülmesini doğru bulmuyorum.Yetkililer sesimizi duysun." Dedi.
 (22.08.2010)
.:: Tek Çocuk Parkına Tel Örgüler Vuruldu ::.
    Dargeçit İlçesi'nde bulunan çocuk parkının etrafı tel örgülerle çevrilerek çocukların eğlenmeleri engellendi. Çocuklar tek eğlenme yerleri olan oyun parkınında ellerinden alınmasından dolayı çok üzgün.

    Park sahası Sodes projesi kapsamında etrafı tel örgülerle örüldü. "Çarpışan Arabalar" adındaki Sodes projesine alan açmak için ilçede bulunan tek çocuk parkı seçildi. Parkları elinden alınan çocuklar oynadıkları yerleri ellerinden alındığı için çok üzgünler.

    Parkın ortasına çarpışan arabalar platformu kuruldu ve parkın etrafına kimse girmesin diye kesici teller örüldü. Ancak aylar geçmesine rağmen ne çarpışan arabalar geldi ne de çocuklar tek eğlence yerlerine kavuşabildi.

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    Mekansız kalan çocuklar parkın yanındaki fiskiye havuzunun içinde kendilerini buldu. Ellerinden doğal eğlenceleri alınan çocuklar kendilerine yeni eğlenceler bulmak zorundaydı ve bunun için fıskiye havuzu çok uygundu.

    Parkları ellerinden alınan çocuklar engellemeler de olsa parklarını geri almak için tel örgülerin altından ya da arasından açtıkları deliklerle parkın içine girip oyun oynuyorlar. Oyun aracı olarak arabasız çarpışan arabalar platformunu da kullanmaktan çekinmiyorlar.

    Koca ilçedeki, çocuklar için yapılmış olan tek çocuk parkının bir proje adıyla yok edilmesi, çocukları oynamaktan mahrum bırakması çocuklar kadar vatandaşları da rahatsız etti. Çocuklarını oynamaları için gönderebilecek başka yerleri olmayan aileleler, çocuklarının oynama alanlarının geri verilmesini ve her mahallede bir oyun parkının olmasını istiyorlar.

    Yaşanan bu durum karşısında sessiz kalan yetkililere ise vatandaşlardan tepki var.

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    
 (22.08.2010)
.:: OĞLUNUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ŞEKER DAĞITTI ::.
   Dargeçitli olan, Antalya'nın Manavgat İlçesi'nde oturan Ferhan Kılıç, geçen yıl yanlış iğne sonucu öldüğünü öne sürdüğü oğlu 3.5 yaşındaki Arda Güney Kılıç'ın 1'inci ölüm yıldönümünde çocuklara cips ve şeker dağıttı.

    Kılıç, oğlunun ölmeden önce şeker istediği ve ağzındayken öldüğü için çocuklara şeker dağıttığını söyledi.

    Mersin'in Mut İlçesi'nde geçen yıl 27 Temmuz'da yanlış iğneden dolayı öldüğü öne sürülen 3.5 yaşındaki Arda Güney Kılıç'ın ailesi çocuklarının ölümünün 1'inci yıldönümünde çocuklara patates cipsi ve şeker dağıttı. Oğullarının ölmeden çok kısa bir süre önce şeker istediğini ve şekeri ağzındayken öldüğünü belirten baba Ferhan Kılıç, bunun için oğullarının ölüm yıldönümünde çocuklara şeker ve cips dağıttıklarını söyledi. Kendisinin Manavgat'ta çocukları sevindirdiğini belirten Kılıç, memleketleri Mardin'de olan eşinin de orada cips ve şeker dağıttığını söyledi.

    Çocuğunun ölümünden sonra teknisyen olarak çalıştığı Türk Telekom'dan tayin isteyip Manavgat'a yerleştiklerini belirten Ferhan Kılıç, şunları söyledi:

    "4 çocuğumun en küçüğü olan Arda'yı yanlış bir iğneden dolayı kaybettik. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Adli Tıp'a numune gönderildi. Ama hala bir netice alamadık. Medya benim çocuğuma Akrep Nalan'ın kedisi, Hülya Avşar'ın kilosu kadar ilgi göstermedi. Benim Ardam öldü ama başka Arda'lar ölmesin. Arda şekeri çok severdi, ölürken bile şeker istemişti. Hatta şeker ağzındayken ölmüştü. Çocuğumun ölüm yıldönümünde geleneksel hale getirerek her yıl çocuklara cips ve şeker dağıtacağız."

    Çocuğunun adına internette grup da oluşturduğunu belirten Kılıç, "Sesimi duyurabildiğim kadar duyuracağım" dedi. (28.07.2010)
.:: Eski Kerboran Süryanilerinden Ziyaret ::.
   Kerboran'da büyümüş ya da doğmuş ve çeşitli nedenlerle yurt dışına çıkmak zorunda kalan Kerboran Süryanileri memleketleri olan Kerboran'a ziyarette bulundu.

    Eski Süryani arkadaşlarının, komşularının Kerboran'a geldiğini duyan vatandaşlar onları ziyaret etmek için Mor Kuruyakos Kilisesi'ne geldi.

    Kilisede bir araya gelen Kerboranlı Süryaniler ve müslümanlar birlikte çok güzel bir hoşgörü karesi oluşturdular. Birbirlerine eski anılarından bahsederek hasret giderdiler.

    Ziyaret tarihi olan 15 Temmuz Kerboranlı süryaniler için ayrıca önemlidir. 15 Temmuz'da süryaniler Mor Kuruyakos Kilisesi'nde Zeuw yaparlar. Zeuw çerçevesinde Süryani ve Müslüman Kerboranlılar birlikte aynı sofrada buluştular. Mor Kuruyakos Zeuwun ilerki yıllarda daha büyük katılımlarla gerçekleştirilmesi ve kalıcı hale getirilmesi planlanıyor. Eskiden birlikte yaşayan Süryaniler ve Müslümanlar yörede zeuwlere birlikte katılırlardı.

    Belediye Başkanı Süleyman Asan da Süryanileri ziyaret etti. Asa'ın ziyaretcilerle yakından ilgilendiği görüldü.Sülanman Asan ilçenin durumuyla ilgili ziyaretcilere bilgi verdi.

    Almanya'dan gelen Kerboranlı Faroc Coşkun(64) bize şunları söyledi:
    Ben Kerboran'da doğdum. Buralarda büyüdüm. Askerlik yapana kadar buralarda yaşadım. Ardından Almanya'ya göç ettim.

    Kaç yıl sonra memleketinizi gördünüz?
    41 yıldır Almanya'dayım. Kerboran'a gitmemden 37 yıl aradan sonra 3 önce geldim.3 yıldır her yılın 15 Temmuz'unda Kerboran'a geliyorum.

    Kerboran'ı Özlemiş miydiniz?
    Özlem kelimesi için açıklamaya gerek yok. İnsan için en güzel yer kendisinin doğduğu yerdir.İnsanın doğum büyüdüğü yer unutulmaz. Kerboran'ı nasıl buldunuz? Henüz tam gezme durumu olmadı, ama bu kalabalığı birlikteliği görmek bizi mutlu etti. Memleketimizden bahar kokuları geliyor.

    15 Temmuz'da kutlanan bu Mor Kuruyakos Zeuw hakkında bilgi verir misiniz?
    301 yılında Mor Kuruyakos'a Süryaniliği bırakması istenir bunu kabul etmemesi üzerine kendisi katledilir. O yüzden Kerboran'daki bu kiliseye (şehit) Mor Kuruyakos Kilisi ismi verilmiştir. 15 Temmuz'da katledilen Mor Kuruyakos için yıllardır zeuw yapmaktayız. Eskiden bu kilise içinde geceleri yatar sabahları zeuw başlardık. Yöredeki Seyit Bilal ve diğer zeuwlerede müslümanlarla eşlik ederdik.Dileğimiz zeuwmızın devam etmesi ve her geçen gün daha çok insan ile kutlanması

    Başka neler söylemek istersiniz?
    Bu aramızdaki dostluğun, birlikteliğin, beraberliğin sürmesi ve daha da ilerlemesini isterim. Misafirperverliğiniz bizi çok mutlu etti. Bu güzel görüntüleri Avrupa'dakilere göstermek isterim. Gelmeyenlerin de gelerek bu görüntüleri yaşamasını isterim. (15.07.2010)

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...





.:: İzDÜŞüm ::.
   Dargeçit Lisesi öğrencilerince yazılan "İzDÜŞüm" kitabı çıktı. Lise öğrencilerince yazılan güzel hikayeler bu kitapta toplanmış. Biz aldık, beğendik. Sizlerinde beğeneceğinizden eminiz. Gençlere destek için lütfen sipariş veriniz... Siparişlerinizi Dargeçit Lisesi'nden isteyebilirsiniz. Sipariş için:0 482 381 2005   Fiyat:5tl




...Bir gün uyandığımda düş gerçek olsun diye, yahut büyüdüğümde düşüm gerçekleşsin iz bıraksın ve okunpo düşülsün diye...
     (25.06.2010)
.:: Denge TV Dargeçit'te ::.
 Büyütmek için tıklayınız...

    Denge Tv bugün Dargeçit'teydi. Kendileriyle ilçeyi gezerek programları için yardımcı olduk.İlçedeki esnafla, mahalle aralarındaki teyzelerle, parktaki gençlerle röportajlar yapıldı; ilçenin çeşitli açılardan görüntüleri alındı; belediye başkanımız Süleyman Asan ile röportaj yapıldı.

    Dargeçit İlçesi'nin tanıtımı yapılan bu program, Denge TV'de pazar günü saat:21.00 de program yayınlanacaktır.     (24.06.2010)

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...
.:: 'Hamza'nın intiharına inanmıyoruz' ::.
 Büyütmek için tıklayınız...

    Dargeçit nüfusuna kayıtlı 1986 doğumlu Hamza Deniz'in Zonguldak’ta askerliğini yaparken intihar ettiği iddia edildi. Asılı olarak bulunan 17 günlük asker Deniz’in ailesi ’Hep Kürt gençlerinin intihar ettiği söyleniyor. Denizin intiharına inanmıyoruz’ dediler.

    Deniz'in cenazesi Zonguldak'tan bugün Ankara'ya getirildi. Adli Tıp Kurumu'nun ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)'ya götürülen Deniz'in naşı dini işlemlerin ardından, toprağa verilmek üzere memleketi Dargeçit'e getirildi.

    Hamza Deniz'in ağabeyi Mahmut Deniz, kardeşinin 17 günlük asker olduğunu ve son olarak cumartesi günü görüştüklerini söyledi. Mahmut Deniz, kardeşinin moralinin ve neşesinin yerinde olduğunu, hiçbir psikolojik problemi olmadığını belirtti.

    Hamza Deniz'in eniştesi Emin Acar, intihar ettiği söylenen gençlerin çoğunluğunun Kürt olduğunu belirterek, "Botların bağcıklarıyla kendini astığını söylüyorlar ancak biz buna inanmıyoruz. Adli Tıp sonucunu bekliyoruz" şeklinde konuştu.

    Avukat Halil İbrahim Vargün ise Adli Tıp Kurumu'ndan GATA'ya geldikten sonra Deniz'in cenazesini gördüğünü ve Deniz'in boynunda tel izi olduğunu söyledi. Şüpheli ölüm olup olmadığına dair önce otopsi raporunun incelenmesi gerektiğini belirten Vargün, otopsi raporundan sonra yasal yollara başvuracaklarını kaydetti.     (18.06.2010)
.:: Parke Taşı Döşeme Seferberliği ::.
 Büyütmek için tıklayınız...

    İlçemizin birçok sokağına parke taşı döşeme seferberliği başlatıldı. İlk etap olan Devlet Hastanesi ile Atatürk İlköğretim okulu arasındaki cadde ve sokak parke taşı döşemeleri yapıldı. 6 Ay içinde Tepebaşı,Saray ve Safa Mahallelerinin birçok cadde ve sokağı parke taşı ile döşenecek. Bu işin ihalesi daha önce yapılmıştı. Parke döşe işine başlanmıştır.


Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    (18.06.2010)
.:: DARGEÇİT İÇİN ACI KAYIP ::.
 Büyüttmek için tıklayınız...

    Derman Eczanesi imtiyaz sahibi ve Dargeçit'in değerli şahıslarından biri olan Sayın Haci Yusuf Bozkurt 62 yaşında vefat etmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine baş sağlığı diliyoruz.     (11.05.2010)
.:: İNSANLIĞIN AZALDIĞI YILLAR (1990-1996)::.
 İşte sözü geçen köy yolunun gömüldükleri söylenen yer...
    1995 yılında gözaltına alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan 4'ü çocuk 6 kişi ile 4 PKK'linin cenazelerinin hayvan leşleriyle birlikte aynı bölgeye gömüldüğü iddia edildi.
    Dargeçit ilçesinde 29 Ekim 1995 tarihinde ilçe jandarma komutanlığına bağlı askerlerin yaptığı ev baskınlarında gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan 4'ü çocuk 6 kişinin hayvan leşleriyle birlikte gömüldüğü ileri sürüldü. Kaybedilen 6 kişiden Nedim Akyön'ün(13) ağabeyi Davut Akyön, yıllardır yaşadığı korku ile gördüklerini anlatamadığını ifade ederek “Kardeşim Nedim Akyön 1995 yılında askerler tarafından gözaltına alındı ve bir daha kendisinden haber alamadık. Kardeşimi benim yanımdan götürdüler, ancak birkaç saat sonra ilçe jandarma komutanlığına gidip kardeşimi sorduğumda, 'Senin kardeşini geri bıraktık' dediler ama kardeşimi bırakmamışlardı” dedi.
    Dargeçit Cumhuriyet Savcılığı'na başvurması üzerine, savcının jandarmayı aradığını ve jandarmanın “Bizim elimizdedir. Biri iki gün sonra mahkemeye çıkaracağız” cevabını verdiğini ifade eden Akyön, “Daha sonra ne mahkemeye çıkarıldı ne de bırakıldı. Bir daha da kardeşimi görmedik. Öğrendiğimize göre 7 kişinin tamamı işkence görmüş, üzerlerine naylon eritilmiş. Filistin askısına alınmışlar” dedi. 1995 yılından şimdiye kadar kardeşini aramaya devam ettiğini dile getiren Akyön, “Aramaya devam ediyoruz. Bizim buralarda çok operasyon, çatışma ve infazlar oldu. Nerede sahipsiz cenaze olursa ya da nerede bir PKK'li cenazesi defnedilirse 'acaba benim kardeşim değil mi?' diye gider bakarım, ama kardeşime şidiye kadar rastlamadım” diye konuştu.

köy yolu...
    Toplu gömdüler
    Kardeşini ararken Dargeçit'te bir çok olaya tanıklık ettiğine vurgu yapan Akyön, şunları belirtti; “1995 yılında yağmurlu ve soğuk bir günde, Dargeçit yakınlarında operasyon sırasında çıkan çatışmada 4 PKK'li yaşamını yitirmişti. Askerler tarafından traktöre atılan cesetler köylerde gezdirildi. Ben de 'kardeşim olabilir' diye cenazelere baktım, ama aralarında kardeşim yoktu. 3'ü erkek biri kadın 4 PKK'linin cenazeleri Dargeçit çıkışında Ilısu Baraj yoluna götürüldü. Baraj yolu başında askeri kontrol noktasında belediyenin o dönem çöp döktüğü alana getirildiler. Belediyenin yolladığı kepçeyle büyük bir çukur kazıldı, daha sonra bu cenazeleri traktörden indirmeden çukura toplu halde boşalttılar. Daha sonra kepçe ile üstü kapatıldı. Tam noktayı bilmesem de tahmini 50 metrekare içinde olduğunu biliyorum. O zaman benim gibi herkes gördü, ama kimse konuşmaz çünkü korkuyorlar” dedi.
    Leşlerle gömdüler
    Davut Akyön, Ilısu Baraj yolunun 2000 yılına kadar da askeri bölge ilan edildiğini ve sivillerin girişine yasaklandığını belirterek, bu bölgede birçok PKK'li ve o dönem kardeşinin de aralarında bulunduğu ve infaz edilen sivillerin cenazesinin bu bölgede gömüldüğünü iddia etti. Akyön, kardeşinin kaybolması olayının ardından sürdürdüğü arayışında uzaktan tanıklık ettiği bir olayda ise kimlerin olduğunu bilmediği birçok kişinin cenazelerinin hayvan leşleriyle birlikte gömüldüğüne dikkat çekti. Cenazelerin hayvan leşleri ile defnedilmesi iddiası akıllara faili meçhul cinayetlere ilişkin süren davalar çerçevesinde Silopi Botaş arama noktası ve Cizre Kuştepe köyünde yapılan kazılarda bulunan kemiklerin hayvan kemiği çıkmasını getirdi.

köy yolu...
    Nasıl kayboldular?
    Abdurrahman Coşkun (18), Abdullah Olcay (21), Hazni Doğan (9) ile ağabeyi Seyhan Doğan (13), Mehmet Emin Aslan (18), Nedim Akyön (13), Davut Altunkaynak (12) ve Süleyman Seyhan (58), 29 Ekim 1995 tarihinde gözaltına alındı. Gözaltından sonra askeri tabura giden Seyhan Doğan'ın annesi Asiye Doğan'a, “Merak etme, çocuklarını bıraktık, eve gittiler, bir daha gelme” yanıtı verildi. Birkaç gün sonra sadece Hazni Doğan evine ulaştı ve gözaltında yaşadıklarını ailesine anlattı. Bu anlatımlara göre Hazni ve ağabeyi Seyhan Doğan diğer kişilerle birlikte işkencelerden geçirilmiş ve Filistin askısına alınmış, Seyhan askıya ters asılmış ve çok ağır işkenceden geçirilmişti.
    Anneye de işkence
    Aynı yıl konuya ilişkin telefonla Med TV haber bülteninde “Ben devletten davacıyım, çocuklarımı istiyorum” diyen anne Asiye Doğan da ortadan kayboldu. Gözaltına alındığı ortaya çıkan ve daha sonra serbest bırakılan Asiye Doğan'ın ağır işkencelerden geçtiği belirtilirken, tedavi gördüğü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Süleyman Seyhan'ın (58) cesedi ise 5 ay sonra yakılmış ve bir kuyuya atılmış olarak bulundu. Bu olay da görgü tanıklarının 7 kişinin öldürülmeden önce üzerlerinde naylon eritilerek işkence yapıldığı iddiasını güçlendirdi.
    Kaynak:Ersin Çelik/ Günlük Gazetesi
    (27.04.2010)
.:: DARGEÇİT'TE UÇURTMA ŞENLİĞİ ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit'te Uçurtma Şenliği vadı. İlçenin kuzeyindeki yüksek tepeye çıkan 2-3 bin öğrenci, birbirinden güzel uçurtmalar uçurarak güzel bir görüntü oluşturdu.
    Uçurtmaların özgürce uçuştuğu gökyüzünde zaman zaman yağış görülse de, kimse çoşkusunu yarım bırakmadı. Kimisi uçurtma uçuruyor, kimisi de kenarda pinik yapıyordu. İlçeden bakınca tepedeki kalabalığın yuvalarının etrafındaki karıncaları andırması ayrı bir güzellikti. Dargeçit Lisesi'nce düzenlenen bu şenlikle, katılanlar az da olsa stres atmış oldular.


Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    Şenlik çercevesinde katılanlara çikilişle birbirinden güzel hediyeler verildi. Yılda bir yapılan böyle bir sosyal etkinlikten büyük bir çoşku yaşanmasını doğal karşılamak gerek. İlerde yılda bir olan sosyal etkinliklerin ayda bir olması dileğiyle.
Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    (22.04.2010)
.:: UÇURTMAYI VURMASINLAR! ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit Lisesi Müdürlüğünün organizasyonunda bu yıl 2.si düzenlenecek Geleneksel Uçurtma Şenliği 22 Nisan Perşembe günü saat 08:30 da ilçenin kuzeyindeki tepede yapılacaktır.Şenliğe katılacak ilköğretim öğrencileri kendi okullarından, lise öğrencileri ve halk ise Lise binasından intikale başlayacaktır.
    Geçen yılki şenlikten farklı olarak yapılacak çekilişte katılımcılara çeşitli hediyeler verilecektir.22 NİSAN" da aynı ufkun atında "Sonsuzluğun Seyrine" bütün halkımız davetlidir....
    Hediyeler: 1 Adet Diz Üstü Bilgisayar, 2 Adet Cep Telefonu, 3 Adet Fotoğraf Makinesi, 4 Adet MP3, 4 Adet Flash Disk
    Tarih:22 Nisan 2010 Saat: 08.30     (15.04.2010)
.:: 800 Dargeçitli Öğrenci Mardini Geziyor ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Mardin'i daha önce görmeyen 800 öğrenci öğretmenleri ile birlikte Mardin'i gezip,tanıyor. Dargeçit Cumhuriyet İÖO öğrencileri öğretmenlerinin hazırladığı SODES projesi çerçevesinde Mardin'in önemli yerleri ve Dara Harabeleri tanıtılıyor.
    Gezinin ilk etabı bugün yapıldı. Proje kapsamında Mardin'deki medreseler,müze ve diğer önemli yerler gezildi. Ardından Deyrul Zafaran Manastırı ve Dara Harabeleri ziyaret edildi. Gezide tüm masraflar SODES Kapsamında karşılanmaktadır. "Mardin'i Tanıyalım" konulu projede 5 hafta boyunca her cumartesi pazar 80-90 öğrenci Mardin'i gezip tanıyacak.
    Yapılan ilk geziden öğrencilerin çok memnun olduğu gözlendi. Öğrenciler hayatlarında ilk defa müze, medrese gördüler ve hatta belki de ilk defa kendi şehirleri dışına çıktılar.
Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...









Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    (27.03.2010)
.:: Dargeçit'te Newroz Ateşi ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Newroz ateşi Dargeçit'te yakıldı. Mirade Kine Meydanı'nda toplanan binlerce kişiyle birlikte Newroz kutlandı...
    Belediye başkanımız Süleyman ASAN vatandaşların Newrozunu kutlayan bir konuşma yaptı. Vatandaşlar Newroza büyük bir katılım gösterdi. Kutlamaya gelen Koma Nurşin ve diğer sanatçıların şarkılar ile meydan coşku yerini alırken. Zaman zaman uzun halayların oluşturulduğu gözlendi. Alınan önlemler sayesinde kutlamada herhangi bir olay çıkmadı.
    2010 Newrozu "Nevruz'un barış, sevgi, dostluk ve kardeşlik duyguları içinde kutlanması dilekleriyle" tamamladı.    (19.03.2010)

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








.:: Dargeçit'te Kadınlar Günü ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle belediye konferans salonunda kutlama yapıldı. Saat 13.00'de belediye önünde toplanan kadınların konferans salonuna alınmasıyla başladı. Salonda kadınlara hitaben konuşma yapan Belediye Başkanı Süleyman Asan: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nüzü kutlamaktan mutluluk duyuyoruz. Siz cennetin ayakları altında olan kadınlar önünde eğiliyorum. Seçim dönemin de kadınlarımıza çok önem verilmesi gerektiğini belirtmiştik. Kadınlarımıza değer veriyoruz, kadınlarımızı önemsiyoruz…" şeklinde konuşmasına devam etti.

Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    Dargeçit BDP ilçe Başkanı Fatma Duran da konuşma yaparak, konuşmasında :"Tarihin karanlık sayfalarına atılan biz kadınlar için bugün, mücadelenin ve dayanışmanın sembolü olmuştur. Demokratik Özgür Kadın Hareketi olarak kadınların 100 yılda yarattığı 8 Mart geleneğini, saygıyla selamlıyoruz. Biliyoruz ki 5 bin yıllık egemenliğin tecavüz kültürü, baskı, sömürü ve savaşlar toplumda büyük tahribatlar yarattı. Ancak bugün gelinen noktada biz kadınlar sömürüşümüzün bir kader olmadığını ve her türlü sömürüye karşı çıkıyoruz.Yaşasın 100.yılında kadın dayanışması!" dedi. Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...









    Başkan kutlamaya katılan kadınlara kendi eliyle karanfiller dağıttı. Kutlamaya katılanlara yiyecek, içecek dağıtılırken, getirtilen grup ile canlı müzik keyfi de yaşatıldı.
Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...









    Belediye bahçesinde canlı müzik eşliğinde kadınlar halay çekti. Halaya belediye başkanı da katıldı. Kutlamaya kalabalık bir kadın kitlesinin katılması kadınların artık sessiz kalmadığını gösterdi.     (08.03.2010)
.:: TÜRKİYE AB'YE GİRMELİ Mİ?/GİRMEMELİ Mİ? ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit Lisesi Kültür veEdabiyat Kulübünün düzenlediği münazara yarışmasının 2.Etabı Vatan İlköğretim Okulu Konferans Salonunda yapıldı.Münazaranın genel akışına bakıldığında hem öğrencilerin hem de diğer izleyicilerin nitelikli,coşkulu ve doyurucu bir yarışma izledikleri görüldü.
    Tez Grubu : Genel olarak AB'ye girmemiz durumunda demokratileşme ve ekonomik iyileşme anlamında Türkiye'nin önemli mesafeler katedeceğini vurguladı.Üstünde durulan bir diğer konu da eğitim sistemindeki aksaklıklar oldu.Tez grubu AB'ye entegreyle birlikte eğitimdeki bu aksaklıkların giderileceğini iddia ettiler.
    Tez grubunun ısrarla üzerinde durduğu bir konu da Türkiye'nin AB'ye olan beyin göçü oldu.AB'ye girmemiz durumunda bu beyin göçünün önleneceğini hatta göç eden nitelikli insanların buna gereksinim duymayacaklarını belirttiler.Tez grubu özellikle ekonomi ,demokratileşme eğitim ,sanayileşme ve yaşam standartlarının yükselmesi konularına değindiler.
    Antitez Grubu: Genellikle AB'ye girmemiz durumunda kültürel yozlaşmanın olacağını,demokratileşme,ekonomi,eğitim vb. konularda gelişmenin sadece Avrupa Birliği'ne üye olmakla değil bunu Türkiye'nin kendi başına da gerçekleştirmenin mümkün olduğunu belirtti. Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...








    Antitez grubu; tez grubunun AB'ye girmemizle kültürel yozlaşma ve dejenerasyon tehlikesi yaşanacak iddiasına karşın dile getirilmiş olduğu "Biz kendi kültürümüzü kaybetmeyeceğiz ,biz kendi kültürümüzle onları etkileyebiliriz." şeklindeki sözylemlerine "Her zaman büyük balık küçük balığı yutar" şeklinde cevap verdiler.
    Sonuç olarak yarışmayı Avrupa Birliği'ne girmememiz gerektiğini savunan Antitez grubu kazandı.     (07.03.2010)
.:: TRAKTÖR DEVRİLDİ: 1 ÖLÜ ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Temelli Köyü'nde Nuri Seyhan'ın kullandığı traktör devrildi. Kazada oğul Abdulsamet Seyhan hayatını kaybetti.
    Temelli Köyünden Nuri Seyhan oğlu Abdulsamet Seyhan'la tarlaya gümre serpmek için traktörle giderken Karabayır ile Temelli köyleri arasına traktörün devrilmesi sonucu oğul Abdulsamet Seyhan (6) traktör altında kalarak hayatını başlatıldı.
    Kaza 16 Şubat saat 16.00 sıralarında oldu. Baba Nuri Seyhan ise kazadan yara almadan kurtuldu. Kaza ile ilgili soruşturma açıldı.     (16.02.2010)
.:: AKP İLÇE BAŞKANLIĞINA MOLOTOF KOKTEYLİ ATILDI ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit ilçesinde AK Parti İlçe Başkanlığı'na molotof kokteyli atıldı. Olayda bina ufak çapta hasar gördü.
    Akşam saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda; PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 15 Şubat 1999'da Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle Dargeçit'te bir araya gelen bir grup, yaptıkları izinsiz gösteri ile 15 Şubat'ı protesto etti. Eylemci grup içinde yer alan başka bir grup Midyat Caddesi Kuyumcular Çarşısı'nda AK Parti İlçe Başkanlığı binasına molotof kokteyli attı. Saldırı sonrası çıkan küçük çaplı yangına vatandaşların yardımı ile müdahale edilirken yangın büyümeden söndürüldü.
    Güvenlik güçleri olay yerine gelerek, eylemcilere müdahalede bulundu. Bunun üzerine izinsiz gösteri yapan zanlılar ara sokaklara kaçtı.     (13.02.2010)
.:: ILISU BARAJI YOLUNDA KAZA 1 ÖLÜ ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Ilısu baraj yolu üzerinde Yoncalı Köyünden Dargeçit ilçesine gitmekte olan 72 DC 205 plakalı minibüs kaza yaptı.
    1 ölü, 1 yaralı.
    Sabah 8 sıralarında Yoncalı (Zivinge) köyünden Dargeçit İlçesine doğru yola çıkan minibüs yolun toprak kayması sonucu kötüleşen yolda kaza yaptı. Kazada Yolcu Ramazan DEMİRBAĞ (62) hayatını kaybetti.
    Ramazan DEMİRBA, hasta olan kızını Dargeçit'teki hastaneye getirmek için minibüs tutmuştu.
    Ramazan DEMİRBAĞ'ın hasta olan Kızı isehafif yaralandı. Şoför Kamuran ARMAN ise kazadan yara almadan kurtuldu.     (26.01.2010)
.:: Köye Dönüş Projesi/Pişmanlığı ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit'te 20 yıl önce kan davası ve güvenlik gerekçesiyle boşaltılan Dargeçit İlçesi'ne bağlı Baysun (Dinare) köyüne geri dönüş yapan vatandaşlar, ilkel şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.
    Devlet yetkililerinin tavisiyesi üzerine köylerine dönenler, bir yıl boyunca çadır ve mağarada yaşadı. Elektrik tesisatı ile su şebekesinin olmadığı köyde, insanlar kuyulardan ipe bağlı kovalarla çektikleri suyu içiyor. Okul ve sağlık ocağının bulunmadığı köyde, çocuklar eşek sırtında okula gidiyor. Gece karanlık çöktüğünde kurtların istilasına uğrayan köylülerin yardım taleplerine ise kaymakamlık ve valilik hala bir yanıt vermedi.
    Cehenem Deresi olarak bilinen bölgede bulunan Baysun Köyü, 1990’lı yıllarda kan davası ve güvenlik nedeniyle boşaltıldı. Köyde yaklaşık bin kişiden oluşan 150 aile İstanbul, Nusaybin ve Dargeçit başta olmak üzere, çevre il ve ilçelere göç etmek zorunda kaldı. Göç ettikleri yerlerde işsizlik ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan ailelerden 22’si, geçen yıl hükümetin geri dönüş projesi kapsamında büyük bir umutla köylerine döndü. Köylüler, valiliğin geri dönüş yapmaları durumunda ekonomik destek ve altyapı sorunlarının giderecekleri yönündeki sözlerin ise yerine getirilmediğini ileri sürdü.
    Çadır ve Mağarada yaşam
    Şu an 90 kişiden oluşan 22 aile, çadır ve mağara tabir edilen oyuklarda yaşıyor. Elektrikli cihazların kullanılamadığı köyde, akşamları aydınlatma ise gaz lambası ve mumla yapılıyor. İçme suyu şebekesi olmayan ve köyün yakınındaki su pınarı da kuruyan köylüler, su ihtiyaçlarını ise yağmur suyu birikintilerinden ve kuyulardan sağlıyor.
    Kendilerine verilen hiçbir sözün yerine getirilmediğini belirten köy sakinlerinden Beşir Can şunları söyledi:
    “Devletin çağrısına uyduk geri geldik ama karşılaştığımız manzara ve sorunlar bizi canımızdan bezdirdi. Tüm imkansızlıklara rağmen bir yıldan beri köyümüzdeyiz. Bir yıl geçti ama hala bir evimiz yok. Bize kömüze dönmemiz halinde köy yolunun yapılacağını, elektrik çekileceğini, su probleminin çözüleceğini, tarlamıza ekmek için tohum verileceği, evlerin onarımı için çimento, kum ve briket yardımı yapılacağı ve evimizde beslememiz için hayvan yardımı yapılacağı söylendi. Bunların hiç biri yerine getirilmedi. Bugüne kadar hep tarlalardan bir patika yol yaparak gidip geldik. Köyde ilk önce çadır kurduk, çadırlarımız yağmur ve rüzgara dayanamayıp çökünce, mecburen mağaraya geçtik. Akşamları gaz lambası altında yaşamımızı sürdürüyoruz. İçecek suyumuz yok, oyuklarda biriken yağmur suyunu içiyoruz. Elektrik yok, yol yok, su yok, geçimimizi sağlayacağımız olanak yok. Okula gitmesi gereken çocuklarımızı okula götüremiyoruz.”
    'Tekrar göç ederiz'
    Köylülerden Mehmet Emin Aslan da, köyün boşaltıldığı dönemde evlerin yıkıldığını, elektrik ve içme suyu şebekesinin tamamen tahrip edildiğini anlattı. Köye geri dönüş yaptıktan sonra hiç kimseden destek göremedikleri için adeta bütün köyün açlığa mahkum edildiğini ifade eden Aslan, sorunun çözümü için valilik ve özel idareye yaptıkları başvuruların ise sonuçsuz kaldığını kaydetti. Durumun devam etmesi halinde köyü tekrar boşaltmak zorunda kalacaklarına işaret eden 7 çocuk babası Aslan şöyle konuştu:
    “2 çocuğum üniversiteye, 5’i ilköğretim ve liseye gidiyor. Nusaybin İlçesi’nde akrabalarım var, çocuklarım okula gitmek için onların yanında kalıyor. Köyde kalan çocukların durumu ise çok perişan. 10 kilometre uzaklıktaki bir köyün okuluna eşeklerin sırtında gidiyorlar. Yağmur yağınca çamur deryası içinde kalıyoruz. Devlet yetkilisi gelsin, eğer bir saat kalabilecekse o zaman biz hayatımızdan şikayetçi olmayız. 6 metrekarelik çadırı, banyo, mutfak, oturma ve yatak odası olarak kullanıyoruz.”
    Köyde yaşayan lise öğrencisi Abdulgafur Demir ise, karanlık çökmesiyle birlikte aç kurtların köye indiğini ve bu yüzden dışarı bile çıkmadıklarını söyledi.     (18.01.2010)
.:: Fındık İşiyle Gelen Aşk ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Çalışmak için geçtiğimiz yıl Ekim ayında Dargeçit'in Altıyol köyünden Düzce'nin Akçakoca ilçesi Kurukavak köyüne giden 20 yaşındaki genç kız Ayhan Ak, gönlünü fındık tarlasının sahibi Hikmet Nefes isimli gence kaptırdı. Birbirlerini seven biri Kürt diğeri Türk gençler evlenmeye karar verdi.
    Fındık tarlasında tanıştığı Ayhan Ak'a aşık olan tarla sahibi 25 yaşındaki Hikmet Nefes, Ayhan Ak ile evlenmeye karar verdi. Babası olmadığı için durumu köy muhtarına bildiren Hikmet Nefes, köy muhtarı Hasan Ceylan ile birlikte Dargeçit'e geldi. Ayhan Ak'ın köyü olan Dargeçit ilçesi Altıyol köyüne giden Nefes ve muhtar Hasan Ceylan, Ayhan'ı babası Necip Ak'tan istedi.
    TÜRK VE KÜRT GENÇLER
    Kendi aralarında söz kesen Ak ve Nefes çifti hafta sonu dünyaevine giriyor. Kızını uzaklara göndermenin burukluğu ve üzüntüsünü yaşadığını belirten Ayhan Ak'ın babası Necim Ak, "Kızım hayat arkadaşını fındık tarlasında buldu. Gençler birbirlerini sevdi. Damat, kızımı sevdiği için buralara kadar gelip medeni cesaretini gösterip benden kızımı istedi. Ben de evlenmelerine rıza gösterdim. Seven iki genci birleştirdim. Allah onları mesut etsin. Biri Türk diğeri Kürt yuva kuracak. Bundan büyük bir mutluluk bulamıyorum." dedi.
    KÖYDE 10 TANE KÜRT GELİN VAR
    Doğu ve batının kaynaşmanın en güzel örneğini bir kez daha yaşadıklarını belirten Düzce'nin Akçakoca Kurukavak köyü muhtarı Hasan Ceylan, açılımın gündemde olduğu bu günlerde aile büyükleri olarak Nefes ailesine öncülük ettiğini söyledi. Ceylan, "Hikmet Nefes'in babası olmadığı için köyün büyüğü olarak durumu bana anlattı. Fındık tarlasında çalışan kıza aşık olduğunu ve onunla evlenmek istediğini söyledi. Ben de damat ile birlikte Dargeçit'e gelip kızı istedik. Şu anda köyümüzde 10 tane Kürt gelin vardır. Kürtlerle bin yıldır birlikte yaşıyoruz. Oldukça huzurlu ve mutlu hayatlarını sürdürüyorlar. Buradaki halkın samimiyeti ve hoşgörü ortamı bizi mutlu ediyor. Ayrıca bu kardeşlik ve akrabalık ilişkisine bir yenisini daha katmanın mutluluğu içerisindeyiz." Dedi.
    FINDIK TARLASINDA TANIŞTI
    Damat Hikmet Nefes ise şunları söyledi: "Ayhan Ak ile geçen Ekim ayında fındık tarlasında tanıştım. İlk görüşte aşık oldum. Durumu kendisine anlattım. O da beni sevdiğini söyledi. Ben de kızı istemek için köyün muhtarına gittim. Sağ olsun muhtar beni kırmadı. Dargeçit'e kadar gelip kızı bana istedi. Çok mutluyum. Yuva kuracağım. Kürt bir ailenin damadı olmaktan, annesine anne, babasına baba demekten gurur duyuyorum. Birbirimizi çok sevdik. Mutlu olacağımıza inanıyoruz. Açılımın gündemde olduğu bu günlerde, böyle bir projeye öncülük etmekten dolayı da çok mutluyum." Hikmet Nefes ve Ayhan Ak hafta sonu Düzce'nin Akçakoca ilçesi Kurukavak köyünde yapılacak düğün ile dünyaevine girecek     (18.01.2010)
.:: Münazara:"Ilısu Barajı Yapılsın mı?" ::.
 Büyütmek için tıklayınız...
    Dargeçit'te Dargeçit Lisesi tarafından münazara yapıldı. Vatan İlköğretim Okulu konferans salonunda yapılan münazara Dargeçit Lisesi'nin öğrencilerince gerçekleştirildi.

    Münazara konusu "Ilısu Barajı Yapılsın/Yapılmasın" oldu. Münazaraya yoğun bir ilginin olduğu gözlendi. Oturulacak yer bulamayanlar ayakta dinledi. Münazara sonucunda antitez grubu yani " Ilısu Barajı Yapılmasın" tezini savunan grup kazandı. İlçemizde etkinlik açısından güzel bir gelişme olduğu kadar, öğrencilerimizin bu şekilde aktif olma,fikir yürütme ve etkinliklere katılmaları açısından son derece önemli bir münazara oldu. Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız... Büyütmek için tıklayınız...









Münazaradan Notlar
Tez Grubu:
  • Önümüzde akıp giden Dicle nehrinden faydalanalım,öylece boşu boşuna akıp gitmesin.
  • Baraja karşı çıkanların karşı çıkma nedenleri medeniyetimizin olumsuz etkileneceğini düşünmeleridir. Ancak size soruyoruz üzerinde yaşanılamayan bir medeniyet ne içindir. Medeniyet olarak gösterilen yapılar, sokaklar çöplerden, bakımsızlıktan geçilmiyorsa o medeniyet neye yarar.
  • Bölgemizin ekonomik gelişimine katkı yapacak projelere "Hayır" dememeliyiz.
    Antitez Grubu:
  • Barajın getirecekleri tartışılmazdır, ancak götürecekleri düşünülürse getirecekleri anlamsız kalıyor.
  • Bankanın kurulması, Midyat- Dargeçit yolunun yapılması barajın olumsu birkaç sonucu olarak gösterilemez. Bunlar bize çok daha önceden verilmesi gereken hizmetlerdir.
  • Var olan doğal güzelliklerin yerine yapay güzellikler istemiyoruz.     (15.01.2010)
  • .:: Geleceğin Başbakanı Dargeçit'ten mi? ::.
     Büyütmek için tıklayınız...
        Büyük Anavatan Partisi Genel Başkanı Emanullah Gündüz bir Dargeçitlimiz.
        Geçtiğimiz aylarda Büyük Anavatan Partisini kurarak genç yaşta siyaset hayatına atılan Büyük Anavatan Partisi Genel Başkanı Emanullah Gündüz ve Genel Başkan Yardımcısı Muhammet Işık'ı tanıyalım.

        Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Kamu Yönetimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Emanullah Gündüz geçtiğimiz aylarda kurduğu Büyük Anavatan Partisi Genel Başkanı sıfatıyla sitemize haber olmuştur. Gündüz, “Ben siyasete çok küçük yaşlarda ilgi duymaya başladım. Daha önce AK Parti ve Demokrat Parti’nin gençlik kollarında çalıştım. Ancak Hüsamettin Cindoruk’un Demokrat Parti’nin başına geçmesiyle bu görevi bıraktım. Ben 2030 kuşağı başbakan aday adayı olarak yola çıktım. Benim partim tamamen gençlerden oluşuyor. Çünkü gençlerin parti gençlik kollarında boş yere çalışmasını istemiyorum. Bizim parti olarak bir ideolojik tarafımız yok. Herkes partimizde olabilir” dedi.

        EMANULLAH GÜNDÜZ KİMDİR?
        1987 yılında Mardin Dargeçit’te doğan Gündüz 2004 yılında Konya’ya geldi. Zeki Özdemir Lisesi’ni bitirdikten sonra Selçuk Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünü kazandı. AK Parti ve DP gençlik kollarında çalışan Gündüz siyasete lise yıllarında ilgi duymaya başladı. Şimdi de kurduğu Büyük Anavatan Partisi’nde siyasi yaşamını sürdürüyor.     (07.01.2010)


    Tüm Haberler     Güncel     2010     2009     2008     2007