ŞÊYH MOMIN
Şeyh Momın adına düzenlenen zeuv, Halila (Kılavuz beldesi)’da yapılır. Şeyh Momın ile ilgi şu hadise en çok anlatılanlar arasındadır: Şeyh Momın daha küçük bir kız çocuğu iken yetim ve öksüz kalmıştır. Yanlarında büyüdüğü üvey annesi ve babası onu öz çocukları gibi sevmektedirler. Fakat dışarıdaki insanlar şeyh Momın’a sürekli öksüz ve yetim olduğunu ona hissettirmiştir.

Şeyh Momın 10–12 yaşlarındayken, yanlarında büyüdüğü ailenin hayvanlarını güder. Ayrıca akranlarından ayrılan yanları vardır. Onunla hayvan gütmeye giden akranları, ailelerine sürekli onun garip hareketlerinden bahsetmişlerdir. Bir gün hayvanları güderlerken, dağda susuz kaldıklarını anlatan çocuklar, Şeyh Momın’ın su aramaya çıktığını ve kısa süre sonra çok berrak ve lezzetli bir suyla geri döndüğünü ve onların susuzluğunu giderdiğini söylerler.

Büyütmek için üstüne tıklayınız... Büyütmek için üstüne tıklayınız... Büyütmek için üstüne tıklayınız...


Bütün bu hadiseler, günden güne artıyor ve çevredeki insanlar, sürekli bu garip insanlardan söz ediyorlardı. Bu arada Şeyh Momın, daha küçük bir çocukken, köydeki bir alimin yanında din dersi alıyor. Zamanla kendisini bu alan da yetiştirmeyi başarıyor. Hatta hayvanları güderken bile yanına Kuran-ı Kerimini alıyor ve dağlarda onu okuyordu.
20–25 yaşlarına gelen Şeyh Momın, artık din alanında oldukça kendisini yetiştirmiştir. Üvey annesi ve babası onu sabahlara kadar Kuran-ı Kerim okuduğunu ve dualar edip ağladığını aktarmışlardır. Artık halk ona büyük saygı duyuyordu. İnsanlar, onun hayır duasını almak için yanına giderlerdi.

Küçük kız çocuğu Momın, çevresinde artık Şeyh Momın olarak tanınmaya başlamış ve ünü diğer köylere de ulaşmıştır. Ancak, kendisi bir bayan olduğu için onun şeyh olup olmayacağı da yörenin önde gelen insanları tarafından tartışılmaya başlanmıştır. Özellikle çevre köylerden bir şeyh, onun şeyhlik unvanını kabul etmemektedir. Bu yüzden, kendi müritlerinden birini göndererek onu sınayacaktı. Müridinin ceplerine birkaç tane heykelcik koyan şeyh, Momın’ı bu şekilde gitmesini ister. Müridin cebindeki putlara, Şeyh Momın’ın tepkisi olacak mı olmayacak mı, onun şeyhliğini sınamış olacakı. Cebine putları koyan mürit, Şeyh Momın’ın köyü olan Halila (Kılavuz köyü)’ya varır. Momın’ın evinin avlusuna yaklaşan müridi, Şeyh Momın kapıya çıkarak karşılar ve ona daha hiçbir şey demeden şöyle seslenir: “ cebindeki putlarla bu avluya girme, onları dışarıda bırak öyle gel ey mihban” Hayretler içerisinde kalan mürit, denileni yapar, içeri girerek Şeyh Momın’a durumu anlatır. Müridi misafir kabul eden Şeyh Momın, ona ikramda bulunur ve sonra onu uğurlar. Bu hadise çevredeki halkın ağzında uzun bir zaman kalır.

Büyütmek için üstüne tıklayınız... Büyütmek için üstüne tıklayınız... Büyütmek için üstüne tıklayınız...

Böylece Şeyh Momın’ın ismi daha da tanınmış olur. Hiç evlenmeyen Şeyh Momın, vefat ettiğinde mezarında günlerce yasin okunmuştur. Mezarı, doğduğu Halila ( Kılavuz Beldesi )’da bulunmaktadır. Zeuv geleneği günümüzde de devam etmekle birlikte, zaman içerisinde şekil değiştirmiştir. Bu gün yapılan zeuvlarda ateşler yakılarak “def” çalınıyor ve kasideler okunuyor.

Zeuw (Anma) Geleneği: En ilginç geleneklerden biri de “zeuv” geleneğidir. Zeuv, kelime olarak insanların bir araya gelip birbirlerine ikramda bulunması ve ölmüşlerin ruhlarına kurbanlar kesilmesi, onlara dualar edilmesi olarak tanımlanır. Yapılış nedeni, ölmüş olan din adamlarının (şeyhlerin v.b) veya aşiretin saygın kişilerin yad edilmesine binaendir. Şu şekilde gelişir: Törenden yaklaşık 15–20 gün öncesinden hazırlıklara başlanır. Törenin yapılacağı köyün mensupları, gönüllülerden ne kaparsa getirirler. Bu bazen büyük baş hayvana kadar çıkar. Ama genellikle koyun, kuzu ve keçi gibi hayvanlar getirilir. İki haftayı dolduracak şekilde düzenlenir. İsteyen herkes, istediği zaman katılabilir. Genelde bu törenlere üç-dört köyün bir arada katıldığı görülür. Törene, dışarıdan katılan insanlarda yanlarında hediyeler getiriler. İlk gün Kuran-ı Kerim’den sureler okunarak tören başlar. Daha sonra yasinler okunur ve dualar edilir. Bu arada, büyük kazanlarda yemekler pişirilir. Her vakit sofralar hazır bulundurulur. Yörede yapılan en büyük zeuv Şeyh Halil, Şeyh İbrahim ve Şeyh Momın adına yapılır. İlk gün tören kimin için yapılacaksa, mezarının başında dualar okunur. Ve diğer günlerde ise köyün en büyük alanında, değişik köylerden gelen insanlar bir araya gelerek sohbet ederlerdi. Bu sohbetler çok renkli olup, büyük bir katılımın olduğu sohbetlerdi. Bu sohbetlerde yad edilen şeyhlere ait hikayeler anlatılırdı. Bu şekilde, bu insanlar arasında hem diyalog sağlanıyor, hem de bu şeyhler nesilden nesile anlatılarak ölümsüzleştiriliyordu.
Bu konuda sizde bilgi varsa, lütfen bize gönderin (dargecitilcesi@mynet.com)